Jinekolojik Muayeneye Ne Zaman Gidilmelidir?
Kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık yüzde 40-45’ini jinekolojik kanserler oluşturuyor. Jinekolojik kanserlerden korunmak için her yıl en az bir kere muayene olunması ve gerekli taramalar tamamlanarak uzman hekim tarafından incelenmesi gerekiyor.Fatih Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilgün Turhan, günümüzde kadınlarda görülen jinekolojik kanserlerin giderek artış gösterdiğini söyledi.Jinekolojik kanserlerin tek bir nedene bağlı olarak gelişmediğini ifade eden Prof. Dr. Nilgün Turhan, kansere neden olan risk faktörlerinin bilinmesinin, tedavide ve korunmada hayati önem taşıdığını anlattı.Turhan, sigara kullanımının diğer kanser türlerinde olduğu gibi jinekolojik kanser türleri için de çok önemli bir risk faktörü olduğunu vurgulayarak, cinsel yolla bulaşan hastalıkların, erken yaşta cinsel ilişki, kocası çok eşli kadınlar ve genellikle düşük sosyo ekonomik durumdaki kadınlar arasında yaygın görüldüğünü söyledi.
En Fazla Yumurtalık Kanseri Ölüme Yol Açıyor
En sık rastlanan jinekolojik kanser türünün, rahim ağzından kaynaklanan ve halk arasında rahim ağzı kanseri olarak adlandırılan “serviks” kanseri olduğunu belirten Turhan, rahim ağzı kanserinin dünya genelinde meme kanserinden sonra kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu kaydetti. Turhan, bu kanser türünün, PAP smear tarama testi ile çok erken dönemde tanımlanabildiğine işaret ederek, “ABD’de 2003’te 12 bin 200 yeni vaka teşhis edildi ve yine aynı yıl 4 bin 100 kadın bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirdi. ABD’de 100 binde 8.7 kadında rahim ağzı kanseri teşhis edilirken Haiti’de bu oran 100 binde 94 kadına kadar çıkıyor” dedi.İkinci sırayı rahmin iç tabakasından kaynaklanan ve halk arasında rahim kanseri olarak bilinen “Endometrium” kanserinin aldığını anlatan Turhan, modern toplumlarda rahim kanserinin sıklığının giderek arttığına ancak ölüm oranının oldukça düşük olduğuna dikkati çekti. Turhan, “Çünkü modern gelişmiş toplumlarda bu hastalık erken yakalanabiliyor ve iyi tedavi ediliyor. 2003’te ABD’de 40 bin 100 rahim kanseri vakası teşhis edildi ve bu hastalıktan dolayı sadece 6 bin 800 kadın yaşamını yitirdi” diye konuştu.Yumurtalıklardan kaynaklanan ve “over” kanseri olarak adlandırılan yumurtalık kanserlerinin ise jinekolojik kanserler içinde en fazla ölüme yol açan kanser türü olduğunu belirten Turhan, 40 yaşın üzerindeki kadınların yüzde 12’sinde over kanserinin teşhis edildiğini, tüm kadınların yüzde 5’inde bu kansere rastlandığını söyledi. Turhan, “ABD’de 2003’te 25 bin 400 vaka teşhis edildi ve yine aynı hastalıktan 14 bin 500 kadın yaşamını yitirdi. Yumurtalık kanserinde tanı sonrası ortalama yaşam süresi yüzde 35’dir” dedi.Rahim iç yüzü kanserinde şişmanlık, diyabet öyküsü, geç menopoz yaşı, kısırlık ve progesteron olmaksızın tek başına östrojen kullanımının risk faktörü olduğunu anlatan Turhan, yumurtalık kanserinde ise belirgin bir neden saptanamadığını, ancak yaş, ailesel faktörler ve yüksek hayvansal yağ içeren beslenme gibi çevresel ve genetik faktörlerin etkili olduğunu kaydetti.Turhan, vulva ve tüplerden kaynaklanan kanserlere az rastlandığını, başarılı tedavi yanıtının alındığı bu grup kanserlerin çok fazla hayati tehlike taşımadığını söyledi.
Semptomlara Dikkat
Jinekolojik kanserlerin belirtilerinin farklılık gösterdiğini dile getiren Turhan, rahim ağzı kanserinde cinsel ilişki sonrasında lekelenme tarzında vajinal kanama, adet miktarında ya da süresinde artış, kahverengi vajinal akıntı şeklinde belirtiler olabileceğini söyledi. Turhan, ileri evrelerde bel ve kasık ağrısı, idrar yapmada güçlük ya da bacak ödeminin de görülebileceğini kaydetti.Rahim kanserinin, erken bulgu veren bir kanser türü olduğunu ifade eden Turhan, menopoz öncesi ya da menopoz döneminde anormal kanamalarla belirti verdiğini söyledi.Turhan, yumurtalık kanserinin ise geç bulgu verdiğini ve bulguların kendine özgü olmadığını belirterek, “Karın şişliği, ağrı, hazımsızlık, karın çevresinde artış, anormal vajinal kanama, en sık görülen belirtilerdir” dedi. Yumurtalık kanserinin geç bulgu vermesinin, yumurtalık kanseri hastalarının yüzde 70’ine geç evrede tanı konmasına neden olduğunu dile getiren Turhan, vulva kanserinin en sık bulgularının ise kronik kaşıntı, vulvada ele gelen kitle, ağrı, kanama ve ülserler olduğunu söyledi.
Nasıl korunabiliriz?
Jinekolojik kanserlerin nedenleri çok farklı olduğu için korunmada da birçok faktörün dikkate alınması gerektiğini belirten Turhan, rahim ağzı kanserinden korunmak için cinsel yolla bulaşan hastalıklardan özellikle HPV enfeksiyonundan korunmanın ön plana çıktığını kaydetti.Turhan, bir kadının yaşam boyu genital HPV enfeksiyon geçirme riskinin yüzde 80 olduğunu, bu enfeksiyonların çoğu kendiliğinden iyileşse de “HPV virüsünün rahim ağzı kanserinden yüzde 99.7 oranında sorumlu” olduğunu bildirdi.9-45 yaşları arasında yapılan HPV aşısının rahim ağzı kanserini yüzde 75 oranında önlediğini belirten Turhan, “Her yıl 300 bin kadının ölümüne sebep olan rahim ağzı kanserine karşı aşı ve PAP smear testi ile düzenli takipler yapılmalı” dedi.Turhan, üreme çağında doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda, rahim ve yumurtalık kanserlerinin görülme oranlarının belirgin oranda azaldığının tespit edildiğini ifade ederek, şu önerilerde bulundu:” Sigara kullanılmamalı. Aşırı kilo alımı engellenmeli, tek başına östrojen alınmamalı ve kanserleşme riski taşıyan rahim hastalıkları uygun tedavi edilmeli. Yumurtalık kanserinde doğum kontrol hapları kullanılabilir ve ailede yumurtalık kanseri varlığında koruyucu girişimler önerilebilir. Yılda en az bir kez jinekolojik açıdan muayene olmalı ve tarama testleri yaptırılmalı.”Kaynak
Nasıl ki çikolatanın siyah renkli olanını öneriyorsak, balda da koyu rengi aramalısınız.Koyu renkli ballar, açık renkli ballara göre daha fazla antioksidan içerirler.İspanya’da yapılan bir araştırmada, ballar üç gruba ayrılmıştır: En açık renge sahip, ve arıların çiçeklerin nektarlarından ürettikleri çiçek balı; rengi en koyu olan ve arıların, bitkilerin ve ağaçların üzerinde yaşayan böceklerin salgıladıkları tatlı ve yapışkan maddeden ürettikleri salgı balı; ve hem çiçek hem de salgı balının karışımından oluşan ve ikisinin ortası bir renge sahip karışım balları. Yapılan açıklamalarda, salgı balının, yaşlanmaya ve hastalıklara neden olan serbest radikallerden en yüksek düzeyde korunmayı sağladığı açıklandı..Araştırmacılar, yapışkan maddede bulunan antioksidan özellikli fenollerin ve aminoasitlerin bu korumada etkili olabileceğini düşünüyorlar.
Epidural anestezi genellikle normal doğum sırasındaki ağrıları azaltmak amacıyla anestezi uzmanı tarafından uygulanan bir yöntemdir.Epidural anestezi omurilik etrafını dıştan saran bir zarın etrafına uygun bir lokal anestezik ilaç verilmesidir.Belinizden yapılan bu uyuşturma etkisi ile iğne yapılan bölgenin ağrı duyusu kaybolur, ancak hareketlerinize devam edebilirsiniz.Lokal anestezik ilaç genellikle kalıcı bir katater yerleştirilerek gerekli durumlarda, ek doz yapılır.Epidural anestezinin en sık görülen yan etkisi, tansiyon düşmesidir.Ancak anestezi işlemine başlamadan önce anne adayına serum verilerek tansiyon düşmesi önlenebilir.Ayrıca bazı durumlarda baş ağrısı görülebilir.Epidural anestezi uygulanıp normal doğum takibine alınan hastaların, sezaryenle doğum yapmasını gerektiren bir durum olmasında bir sakınca yoktur.Sezaryenle doğuma alıncak anne adaylarının genel anestezi oranı yüksek olanlarında, epidural veya spinal anestezi uygulanabilir.Sezaryenle doğum sırasında genel veya epidural anestezi uygulaması, bebeğin çıkış süresini de değiştirmez.Anestezi yöntemi konusunda kagörüşüp bilgi rar vermeden önce, doğum yaacağınız hastanenin anestazi doktoru ile görüşüp bilgi almanız sizi rahatlatır.Kaynak/Jin. Opr. Dr. Hüsnü Görgen
Dış gebelik, uterus (rahim) dışında, tüpler veya karın içerisinde hamileliğin gelişmesidir.En sık olarak tüplerde yerleşir.Daha az sıklıkla yumurtalıklar, karın içi ve rahim ağzında görülebilir.Yaklaşık 100 hamilenin 1 ila 5′inde dış gebelik görülür.
Hamileliğin ilk aylarında görülen vaginal kanamaların çeşitli sebepleri olabikir.Hamileliğin oluşmasında esnasında döllenen yumurta 7-8 günlük bir süreçte rahim içerisine ulaşır.Rahim içerisine ulaşan döllenmiş yumurta, rahim iç duvarına tutunur (yapışır).Bu tutunma esnasında bir miktar kanama olabilir.Halk arasında üste görme olarak bilinen bu olayı bazı kadınlar regl olarak yorumlar.Bunun dışındaki kanamalar, hamileliğin ilerlemesi sırasında görülebilecek başka olaylara bağlıdır (düşük riski, dış hamilelik gibi).Bu gibi durumlarda uygun muayene ve ultrasonografik inceleme sonucu tedavi düzenlenir.Kanamalar durduktan ve normal hamilelik seyri takip edilmeye başladıktan sonra, anne adayı normal günlük yaşantısına dönebilir.

