Aralık 4th, 2008 by Filiz Arıcan 2932 kez okunmus


Uzmanlar, et tüketiminin arttığı Kurban Bayramı öncesi vatandaşlara, etin tüketimi konusunda bazı uyarılarda bulundu.
Adana İl Sağlık Müdürlüğünde görevli Diyetisyen Serpil Demiray, yazılı açıklamasında, kurban bayramında aşırı et tüketiminin sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.

Etin, sindirimi zor bir yiyecek olduğunu belirten Demiray, özellikle yeni kesilmiş etin dinlendirilmeden tüketilmesi durumunda, midede şişkinlik ve hazımsızlık gibi şikayetlere yol açabileceğini vurguladı. Fazla et tüketiminin kolesterolü olanlar ile kalp ve karaciğer hastaları için sakıncalı durumlar yaratacağını ifade eden Demiray, bayramlarda özellikle diyet yapan kişilerin diyetlerini bozmamaları gerektiğini bildirdi.

Demiray, kurban bayramında et tüketilirken görünen yağ kısımlarının mutlaka temizlenmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Çünkü doymuş yağ oranı yüksek olan hayvansal gıdalar, kalp damar hastalıklarına davetiye çıkarır. Etler hazırlanırken görünen yağ temizlendikten sonra, soğutucuda bir iki gün dinlendirilmeli, pişirileceği zaman ayrıca yağ eklenmemeli. Etler haşlama veya fırında pişirilirse daha sağlıklı olur. Izgara yapılan etlerde etin yanmasından dolayı oluşan kanserojen maddeler sağlık için olumsuzluklar yaratır.

Bayram ziyaretlerinde şeker, çikolata, hamur tatlıları ve beraberinde tüketilen et, hem kolesterolün yükselmesine hem de kilo alımına neden olur. Bayramlarda sebze ve meyve tüketimi arttırılmalı, posadan zengin kuru baklagil ve kepekli ekmek tüketimine önem verilmeli.”

Demiray, sağlıklı yaşamanın temel koşullarından biri olan “fiziksel aktivite”nin bayram süresince yapılarak, günde 2,5 litre su tüketilmesini de önerdi.

Kahvaltı öğününün de atlanmaması gerektiğine dikkati çeken Demiray, şöyle devam etti: “Ev ziyaretlerine gidilirken düşük kalorili çorba, yoğurt, meyve, salata gibi yiyecekler yenerek evden çıkılmalı. Böylece ikramlara ’hayır’ deme şansı doğar. Ayrıca çay ve kahve gibi, içeceklerin tüketimi fazla olursa kalp ritim bozuklukları, uykusuzluk ve mide şikayetleri artabilir. Bu içeceklerin tüketim miktarını sınırlamak gerekir. Şerbetli hamur tatlıları yerine de sütlü tatlılar tercih edilebilir.”Kaynak

Etiketler :, , , , , , ,
Kasım 28th, 2008 by Filiz Arıcan 2729 kez okunmus


Miniklerin en büyük korkularından dişçi koltuğu ve ideal hekim – çocuk ilişkilerinin sağlanamadığı durumlar tedavi aşamalarında zorluklar yaşanmasına sebep oluyor… Genellikle bu endişelerin sebebi çevresel ve ailesel faktörler ile kötü deneyimler… Uzman diş hekimleri tedaviye uyum göstermeyen, aşırı endişeli çocuklara temel yönetim teknikleri uygulayarak müdahale edebiliyor. Fakat psikolojik yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlar da yaşanıyor. BeşOnbeş Özel Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği uzman doktorlarından Gözde Işıksal, aşırı endişe ve korkunun olduğu vakalarda, ağrı ve acının hissedilmeyeceği, anestezi olmadan, sedatif ilaçların kullanıldığı, ‘SEDASYON’ yöntemine başvurulabildiğini ve bu yöntemin genel anestezi uzmanları ile sağlıklı bir klinik ortamında gerçekleştirildiği takdirde başarılı ve sağlıklı bir yöntem olduğunu belirtiyor…

‘SEDASYON’ nedir?

Psikolojik telkinlerin de yetersiz kaldığı, aşırı endişeli vakalarda uygulanabilen, farklı yöntemler kullanılarak hastanın santral sinir sisteminin baskılanması sonucu çevre ile ilişkisinin ve bilincinin azaltılması yöntemine ‘SEDASYON’ deniyor…

Çocuklarda ‘SEDASYON’…

Çocuğun diş tedavileri sırasında daha uyumlu ve rahat olmasını sağlayan bir teknik olan ‘SEDASYON’, doğru klinik ve uzman eller tarafından uygulandığında oldukça güvenilir bir yöntem! Dr. Dt. Gözde Işıksal, yöntemin tüm çocuklarda uygulanabildiğini, BeşOnbeş Özel Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği’nde diş tedavilerinden korkanların yanı sıra bir seansta birden fazla işlem gerektiren vakalarda yada özürlü çocukların tedavisinde de tercih edildiğini belirtiyor…

SEDASYON nasıl uygulanıyor?

BeşOnbeş Özel Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği, uzman hekimleri tarafından uygulanan bu yöntem oldukça basit ve pratik olma özelliğine sahip… Genel anestezi uzmanı, işlemi çocuğa telkinler vererek, bazı ilaçların kullanıldığı uyutma yöntemi ile bir ameliyathanede değil klinikte rahatlıkla gerçekleştirebiliyor…

SEDASYON’da nelere dikkat edilmelidir?

BeşOnbeş Özel Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği uzmanlarından Gözde Işıksal, dikkat edilecek unsurların başında ailenin uygulama hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini belirtiyor. ‘SEDASYON’ öncesi bazı hastalarda idrar ve kan tahlillerin yapılması gerekebiliyor. Bu testlerin gerekli olduğu takdirde gerçekleştirilmesi diğer önemli bir unsur…‘SEDASYON’ uygun klinik şartlarında ve deneyimli hekimler tarafından yapıldığında oldukça güvenilir bir yöntemdir. ‘SEDASYON’ öncesi ve sonrası yapılması ve yapılmaması gereken tüm işlemleri doktorunuz size anlatacaktır.Kaynak

Etiketler :, , , , ,
Kasım 27th, 2008 by Filiz Arıcan 3070 kez okunmus

Bir araştırmaya göre, çocukların bebek arabalarında sürülürken ebeveynlerinin yüzünü görmesi uzun dönemde duygusal ve dil gelişimi açısından olumlu rol oynuyor.İskoçya’daki Dundee Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, bebek arabalarını iten kişinin yüzünü görmeyen çocukların, görenlere nazaran daha az konuştuğunu, güldüğünü ve etkileşime girdiğini ortaya koydu.2722 ebeveyn ve çocuk üzerinde yapılan araştırma, bebek arabasındaki çocuğun, ebeveyninin yüzünü görünce kendini daha güvende hissettiğini ve kolayca uykuya daldığını da gösterdi. Araştırmacılar, günümüzde bebek arabalarının birçok çocukta stres yarattığını belirterek, stresli çocukların ilerde endişeli yetişkinlere döndüğünü ifade ettiler.Kaynak

Etiketler :, , , , ,
Kasım 14th, 2008 by Filiz Arıcan 3748 kez okunmus

Demir eksikliği, çocuklarda iştahsızlığa, huzursuzluğa, uyku
düzensizliğine, ilerlemiş haliyle zeka parametrelerine düşüşe neden
olabilir.Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kılınç,
çocuklarda özellikle 6 ay ve 1.5 yaş arasında demir eksikliğine
rastlandığını ve demir eksikliğinin genellikle ek gıdalara başlanma
döneminde görüldüğünü belirtti.Çocuklarda ek gıdalara geçiş döneminde
anne sütünün az verilmesi ve ek gıdaların da yeterli oranda
tüketilmemesi dolayısıyla demir eksikliğinin ortaya çıktığını ifade
eden Kılınç, şöyle konuştu:Demir eksikliği çocuklarda iştahsızlığa,
huzursuzluğa, uyku düzensizliğine, ilerlemiş haliyle ise zeka
parametrelerinde düşüşe neden olabilir. Demir eksikliği bulunan çocuğun
zayıf olması gerekmiyor. Çocuk aldığı bazı gıdalardan dolayı kilolu
olabilir ancak çocukta yine de demir eksikliği görülebilir.Prof. Dr.
Kılınç, çocuğun ek gıdalara geçtikten sonra da bu gıdaları yeterince
tüketmemesinin ve fazla oranda süt içmesinin de demir eksikliğine neden
olduğunu, çocuklara bu nedenle günde yarım litreden fazla süt

verilmemesi gerektiğini belirtti.Doktor tarafından demir eksikliği
olduğu tespit edilen çocuğa, bu ihtiyacını karşılaması için demir
takviyesi yapıldığını ifade eden Kılınç, ailelerin de çeşitli gıdalarla
bu eksikliğin giderilmesine destek olabileceğini vurguladı.Kılınç, 7 ve
8. aydan itibaren çocuklara demir eksikliğine karşı belirli oranda
kırmızı et, mercimek ve pekmez verilebileceğini, bu yiyeceklerin
çocuğun demir eksikliğini gidermesi açısından önemli olduğunu dile
getirdi.Sağlık Bakanlığının çocuklarda demir eksikliğinin önlenmesi
için başlattığı,Demir Gibi Türkiye kampanyası kapsamında sağlık
ocaklarında 5. aydan itibaren 1.5 yaşına kadar koruyucu sağlık hizmeti
olarak demir damlası verildiğini dile getiren Kılınç, ailelerin bu
hizmetlerden yararlanabileceğini kaydetti.Kaynak

Etiketler :
Ekim 13th, 2008 by Filiz Arıcan 2036 kez okunmus

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=VZ_4bFATUAQ]

Etiketler :
Ekim 10th, 2008 by Filiz Arıcan 2514 kez okunmus

ABD’de yapılan bir araştırma, havasız bir bebek odasına yerleştirilen vantilatörün ani bebek ölümleri riskini azaltabileceğini ortaya koydu.Özel bir kuruluş olan Kaiser Permanente araştırmacılarından Dr. Kimberly Coleman-Phox, iyi havalandırılmış bir odayla (1 aylık ile 1 yaş arasındaki bebek ölümlerinin birinci nedeni olan) ani bebek ölümü sendromu riski arasındaki olası bağlantının yeterince incelenmediğini söyledi.Bebekleri ani bebek ölümü sendromu yüzünden ölen 185 anne ve rastgele seçilmiş bebek sahibi 312 anneden bilgi toplayan Coleman-Phox, bu kadınlara, vantilatör, emzik kullanıp kullanmadıkları, uyuduğu zaman bebeklerinin odasının camının açık olup olmadığı, yatak şiltelerinin ölçüleri, kullanılan yastık tipi ve sayısı ve oda sıcaklığı gibi sorular yöneltildiğini anlattı.Araştırma sonucunda, odasında vantilatör bulunan bebeklerdeki beşik ölümleri riskinin vantilatörsüz odada uyuyan bebeklere nazaran yüzde 72 daha azalattığının ortaya çıktığı belirtildi.Odanın yeterince havalandırılmamasının, bebeğin burnu ve ağzı etrafındaki karbondioksit toplanmasını kolaylaştırabileceği, bunun da bebeğin yeniden karbondioksit soluması riskini artırabileceği belirtilen araştırmada, odadaki hava dolaşımının ani bebek ölümleri riskini azaltabileceğine işaret edildi.Araştırma, Archives of Pediatrics and Adolescent Medicine dergisinin 7 Ekim sayısında yayımlandı.Kaynak

Etiketler :, ,