6-9 Yaş Çocuğunda Gözlük, Diş Teli Takmak İstememesi İle İlgili
Yaş olarak olmasa da, 1 yaşından beri göz tembelliği olan oğlumun gözlük takma sorunu nedeni ile yazı dikkatimi çekti ve bu sorunu yaşayan ailelere de yardımcı olacağını düşündüğüm için sizlerle paylaşmak istedim.Çocuklar doğumlarından yetişkinliğe kadar farklı hız ve yapıda değişim ve gelişim içindedirler. Fiziksel, sosyal, zihinsel gelişimleri birbirleriyle ilişki ve etkileşim halindedir. Sağlıklı psikolojik gelişim için çocuğun benlik saygısını yani kendini olumlu algılama biçimini kazanması, geliştirmesi, koruması ve artırması gereklidir. Bu algılar davranışlarına, duygularına, kişisel özelliklerine, yeteneklerine, becerilerine, toplumun onu kabul ediş şekline ve görünümüne ait algılardır. Bu algılar aile, yakın çevre, öğretmenleri ve yaşıtlarının bakış ve yaklaşımları ile beslenerek zamanla öz beğeniye dönüşür. Özbeğeni de ise çocuk, özelliklerini değerlendirmeye başlar. Ya bu özelliklerini kabul eder ya da etmez. Sağlıklı özbeğenisi olan çocuklar sosyal ilişkilerinde, öğrenme süreçlerinde kendilerini daha yeterli hissederler.Çocukluk ve gençlik döneminde gözlük ve diş teli takma zorunluluğu onların değişen görünümlerine uyum ve rahat kullanımlarını sağlamaları, olumlu destekle mümkündür. Bu desteği verecek ilk kişiler ana-babalardır. İkinci etki öğretmenler sonra da yaşıtlarından gelmektedir.Gözlük kullanımı okul öncesi çocuklarında özbeğeni açısından değil kullanımın sağlanması ve rahatlığı açısından değerlendirilmelidir. Anne-baba veya çevrede gözlük takanların örneklendirilmesi, bu konuya aşırı odaklanılmaması, doğal aktarılması, göz kusurunu giderecek bir gereklilik olduğu, devamlı takılmasının yararı, oyun oynarken ve spor yaparken dikkatli ve tedbirli davranılması aktarılmalıdır. Özellikle göz tembelliği nedeniyle sağlam gözünün bantla 1 saatten 1 haftaya kadar sürekli kapatılması okul öncesi yaş ve aileler için zorlayıcıdır. Bu konuda da gerekliliği anlatıldıktan sonra, ailenin ve okulun desteklemesi ve ödüllendirme işe yarar. Yaşıtların alay etmelerini önlemek için okula bilgi vermek, önlenemeyen “dört göz” alaylarını göz ardı edebilmeleri için çocuğu bilgilendirmek ve önemsemez davranmakla ve karşısındakine duygularını söyleyerek alayları önleyebileceği öğretilebilir. Okul dönemindeki gözlük kullanımı konusunda aynı örnek ve modellemeler verilmeli, gözlük takmanın daha iyi görmesi sonucu vurgulanmalı, derslerini takip edebilmesine etkileri anlatılmalı, gözlük takma sürecinin ergenlik yıllarında lens takabilme alternatifleri olduğu, daha sonraları göz kusurunu ortadan tamamen kaldıracak teknolojilerin bulunduğu aktarılmalıdır. Aile büyüklerinin ve yakınların beğenilerini belirtmeleri kendilerinde farklı algılayabilmelerini engeller. Cazip renk, kırılmayan, camı parlamayan modeller de çocukların gözlüğe uyum sağlamalarına destekleyicidir. Ergenler için durum biraz daha farklıdır. Kimlik arayışı içindeki gencin benlik kavramı değişkenlikler gösterir. Kendini acımasızca eleştirdiği, ayna karşısında daha çok zaman harcadığı, karşı cinse kendini daha çok beğendirme çabasında olduğundan gözlük takmak sorun olabilir. Bulduğu özdeşim modellerine, beğendiği kişilere benzeme çabasında olan genç için de aynı yaklaşım ve süreçler kullanılır. Kendini bedensel özellik ve farklılıklarla kabul edebilme, yaşıtlarının kendince güzel bulduğu özelliklerini (saçını, gözünü, kilosunu, boyunu, spor, müzik yeteneklerini, ekonomik durumunu, aile yaşantısını v.s.) kıskanma kendilik algısının özbeğeniye dönüştürülmesi desteğini ebeveynler vermeye devam etmelidirler.”Güzel gözlüm”, “güzelim”, “yakışıklım” desteğini sürekli alan çocuk zaten o özelliğini beğeniyle algılayacaktır. Diş teli kullanımı, çocuğun diş gelişimine bağlı olarak 7 yaşından ya da 12 yaşından başlayarak ergenliğe kadar sürebilecek uzun ve zahmetli bir tedavi sürecidir. Geçici ve sabit ağız içi aperelere uyum sağlama konusunda ailelerin yaklaşımı önemlidir. Ağız bakımında diş fırçalama alışkanlığını kazandırmanın yanında geçici apereleri temizleme, fırçalama, genişletme, kutusunda saklama sorumluluğu da devreye girer. Diş doktorları kullanımı cazip hale getirmek için renkli, yıldızlı apereler, alternatif kutular sunmaktadırlar Sabit diş teli kullanımının yaygın olması ise çocuklara bu konuda akran desteği sağlamaktadır. Okulun diş sağlığı konusunda bu noktada da eğitim vermesi, tedavi öncesi ve sonrası karşılaştırmaları göstermesi yararlı olacaktır. Küçük yaşta tedaviye başlayan çocuklar daha kolay uyum sağlamaktadırlar. Yemek yeme alışkanlıkları ve şeklini de etkileyen diş teli gülerken özellikle ağzını kapatmak, gülmemeye çalışmak, konuşurken teli göstermemek için ağzının içinde konuşmaya neden oluyorsa beğeniyle ilgili bize ipucu veriyor demektir.Tuttuğu takımın ya da sevdiği renklerde tele takılan lastikler beğeniyi sağlamaya yardımcıdır.
Gözlük ve diş teli kullanımını bir özbeğeni problemi olarak tespit etmek ;
• Durumu şikayet ediyorsa, “Neden sanki bunu takmak zorundayım.”
• Bu konuda öfke, üzüntü, kızgınlık duygularını belirtiyorsa,
• Kıyaslamalar yapıyorsa, “Keşke Deniz gibi gözlüksüz olsaydım.”
• Farklı durum kişilerden beğeniyle söz ediyorsa, “Ahmet ‘in ne güzel diş teli yok!”
• Kendini sürekli eleştiriyorsa, “çok çirkin oldum.”
• Davranış sorunları gösteriyorsa, (Saldırganlık)
• Akademik sorunlar varsa, (okuldaki bazı dikkat sorunları )
• Sosyal İlişkiler de bozuluyorsa, (içe kapanma ve kaygı)
NELER YAPABİLİRSİNİZ ?
• Hazırlayıcı ön bilgiler vermek. (Ailede anne baba ya da kardeşlerde görme bozukluğu, benzer diş bakımı alan varsa bu ihtimalin bulunduğunu önceden anlatabilirsiniz)
• Ebeveyn olarak bakış açınızı gözden geçirirseniz. Yaklaşımınızda o kadar olumlu gelişecektir.
• Neden gerekli olduğunu uyum sağlamanın olumlu sonuçlarını anlatınız.
• Çevrenizden örnek modeller gösteriniz.
• Doğal, heyecansız, rahat davranınız.
• Alaylar konusunda nasıl karşı durması ya da önemsememesi gerektiğini aktarınız.
• Aile büyüklerinizin olumlu desteğini isteyiniz.Kaynak

Pek çok kişinin çocukluğunda bisikletle ilgili bir anısı vardır. Kimi en keyifli anlarını bisikletiyle geçirmiştir, kimi de hiç bisikleti olmadığı için kırgındır… Ben şanslıyım bisikleti çocukluğumun sonlarında da olsa yakalayıp bisikleti olanlardanım.Bu yüzden ben bisikleti çok uzun yıllar bindim.Şimdilerde de bir bisikletim var ve ara ara binerim.Hele adalara gittiğimde bisiklete binmeden dönmem doğrusu… Ama İki grup için de bahar ayları kendisine ve çocuğuna uygun birer bisiklet seçip, yollara düşmek için iyi bir fırsat. Eğer hiç bisiklete binmediyseniz, işte size bir şans, çocuğunuzla beraber bu işe başlayabilirsiniz. Ne duruyorsunuz, haydi başlayalım. Üç tekerlekli bisikletle başlayın Pek çok çocuk için üç tekerlekli bisiklet, (tricycles) ilk adım olmuştur. Siz de işe üç tekerlekli bir bisiklet edinerek başlayabilirsiniz. Çocuğunuz yürümeye başlamadan önce bile bu tip bisikletleri kullanmaya başlayabilir. Üç tekerlekli bisikletlerde çocuğunuza öncelikle öğretmeniz gereken iki önemli şey var: Biri ayağını sürterek yoldan hız kazanması, yola devam ederken de kendini durdurabilmesi.Bu aşamanın çok önemli olduğunu unutmayın, çünkü bu yaş periyodunda el kasları yeterince gelişmediği için freni sıkmak çocuk için kolay olmayacaktır, bu nedenle giderken durabilmesi için bu hareketi yapabilmesi çok gerekli. Öğretilmesi gereken ikinci şey ise pedal çevirmek. Çocuğunuza pedal çevirmeyi öğretirken unutmamanız gereken şey onun bacak kaslarının henüz çok gelişmiş olmadığıdır.Çocuğunuza bisiklete binmeyi öğretirken bunun bir oyun olduğunu asla unutmayın ve onu kendi gelişimine uygun olmayan hareket ve uygulamalara zorlamayın. Ne zaman iki tekerlekli bisiklete geçmelisiniz? Genellikle çocuklar 5-6 yaşlarına geldiklerinde iki tekerlekli bisikletler için hazır olur ama yine de şu işaretlere önem vermelisiniz:Çocuğunuz üç tekerlekli bisiklet kullanıyorsa ve artık dizleri bisikletinin ön kısmına çarpıyorsa boyunun iki tekerlekli bir bisiklet için uygun olduğu söylenebilir. Çocuğunuz öne ve arkaya doğru pedal çevirebiliyorsa, frenleri elleri ile kontrol edebiliyor, istediği zaman bisikleti durdurabiliyorsa onun için iki tekerlekli bisiklete binme zamanı gelmiştir! Güvenlik önlemlerine dikkat! Sabırlı olun İki tekerlekli bisiklete geçince en önemli sorun denge kurmak olacaktır. Çocuklar ortalama altı yaş civarında vücut dengelerini bisiklet üzerinde kurmayı başarır. Ama dört-dokuz yaş arası periyot vücut dengesinin sağlanmasında normal olarak kabul edilen aralıktır. Dolayısıyla benim çocuğum neden yapamıyor gibi olumsuz cümlelere odaklanmanıza gerek yok. Kask alın Önce bir kask alın ve çocuğunuzdan bisiklete bindiğinde mutlaka onu takmasını isteyin. Başına alabileceği darbeleri önlemek için kaskın çok önemli bir güvenlik aracı olduğunu unutmayın, ona da unutturmayın.
Uzmanlar ergenlik çağındaki çocukla itiş-kakış ve inatlaşma şeklinde yaşanılabilen bir durum karşısında ailelerin, bu geçişin doğal olduğunu bilerek, çatışmaya girmek yerine onun yanında bir tutum almasında yarar bulunduğunu bildirdi.Alman Hastanesi Psikiyatri Bölüm Başkanı Uzman Dr. Ayça Gürdal Küey, ergenliğe geçişte bazı gençlerin, ergenlik dönemi değişimlerine uyum sağlamakta birtakım yetersizlikler gösterebileceğine, bunun da bazı hastalık ve psikolojik sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.Küey, ergenliği daha çok, “bir geçiş dönemi ya da dönemeç olarak tanımladıklarını” belirterek, “Ama dönemin özelliği gerçekten o geçiş veya dönemeç olmasından gelen bir karmaşa taşıması. Ergen, çocuk olarak girdiği bu dönemi erişkin olarak bitiriyor” dedi.Küey, genel olarak 14-18 yaş arası yaşanan bu dönemde, ergenin bedeninin, cinselliğinin değiştiğini ve kimlik gelişiminin yaşandığını ifade ederek, şunları kaydetti:”Ergenlik bir karmaşa dönemi ama bu ergenliğin gereği olarak beklenen bir durum olabiliyor ve sonunda bu dönemden ergen sağlıklı bir erişkin olarak çıkabiliyor. Ancak ergenliğe uyumda yetersizlik gösterirse, birtakım hastalıklar ya da psikoloji sorunlar ortaya çıkabiliyor.Günümüzde de bunlar eskiye göre biraz daha arttı. Ergenliğe giriş yaşının belki öne gelmesi, gencin bu değişime ayak uydurmasını zorlaştırıyor. Yani bedeni o kadar hızlı değişiyor ki, ruhsal olarak henüz o bedeni taşımaya hazır olmadan bambaşka bir bedenle karşılaşıyor ergen.”Ergende kimlik değişimiErgenin, bu dönemde karşılaştığı en önemli değişimin “kimliğine ait değişim olduğunu”, bütün dünyayı, anne babayı ve arkadaş ilişkilerini sorgulayarak bunlar içinde kendine bir yer bulmaya çalıştığını anlatan Ayça Gürdal Küey, burada da gencin ciddi bir karmaşa ve belli sorunlar yaşadığını söyledi.Küey, bu tartışmanın derinleşmesi, gencin bunun içinden çıkamaması ve çevre tarafından iyi desteklenmemesi halinde, depresif durumlar da ortaya çıkabildiğine işaret ederek, “Ergen çok çabuk kendini eyleme vuran, çabuk eyleme geçen bir yapı. Her şeyi hızlı yaşadığı ve harekete geçtiği gibi, depresyonunda da belki de erişkin depresyonlarına göre biraz daha çabuk eyleme geçebiliyor” diye konuştu.Gencin bireyleşme ve bağımsız olmaya çalıştığı bu dönemde ister istemez ailesiyle çatışmaya girdiğini ve bunun da döneme özgü olduğunu dile getiren Küey, itiş-kakış ve inatlaşma şeklinde yaşanılabilen bu durum karşısında ailelerin, bu geçişin doğal olduğunu bilerek, çatışmaya girmek yerine onun yanında bir tutum almasında yarar bulunduğunu bildirdi.
Doç. Dr. Fevziye Toros, ebeveynlerin, çocuklara “kimsenin yanında soyunulmaması” ve “vücudundaki bazı bölgelerin kendisine has olduğu, bunların kimseyle paylaşılmaması” gibi bir takım düşünceleri aşılamaları gerektiğini belirtti.
Çocuğun tuvalet eğitimi için hazır olduğu zaman 18 ay ila 3 yaş arasıdır.Tabi

