Haziran 27th, 2008 yapan Filiz Arıcan

Pişik, tanım olarak derinin üst tabakasının zedelenerek devamlılıgını kaybetmesi ve ardından özellikle mantar olmak üzere diğre enfeksiyon etkenlerine maruz kalmasıdır.Bebek bakımında amaç, doğal olarak pişiğin önlenmesi olmalıdır.Anne karnında, amniyo kesesi içerisindeki koruyucu bir ortamda büyüyen fetüsün cildi dış etkenlere maruz kalmadığı için incedir yani keratin dediğimiz cildi koruyan ölü tabakadan yoksundur.Bu nedenle bebek doğduğu anda dışarıdan gelen her türlü tramvaya açıktır.Yaşamın ilk yılında cildin ince ve tramvaya açık dönemi devam eder.Bu nedenle tüm ciltte belirgin olmak üzere özellikle bebek bezinin altında kalan bölgede idrar ve dışkının tamvatik etkisi sonucu kolaylıkla zedenlenme ve pişik oluşur.Bu bölgenin temiz kalması için kullanılan bebek bezleri ve temizlik ürünleri de (deterjan,sabun gibi…) pişik nedeni olabilir.
Bebeklerin cilt sağlığı için…
Cildimizde diğer bölgeler gibi vücudumuzun önemli bir organıdır.Bebeğib düzgün beslenmesi ve bu sayede gerekli mineral ve vitaminleri alması, cilt sağlığı için gerekli ilk adımdır.Bununla beraber cilde zarar verecek olumsuz etkenlerin önüne geçilmelidir.Bebek banyosunda su sıcaklığının fazla olmasından kaçınılmalıdır.Bebeğin kabul edebileceği en ılık su ayarlanmalıdır.Banyoda kullanılan sabun ve şampuan seçilirken çok köpürmesine daikkat edilmeli, uygun marklar tercih edilmelidir.Sabun ve şampuan üç günden sık kullanılmamalıdır.Her gün kullanılması, derinin koruyucu tabaka oluşturmasını engelleyecektir.Hassas ciltli bebeklerde banyo sıklığı azaltılmalı ve böylece cildin koruması engellenmelidir.Kuru cilt koruyuculuğu kaybetmiştir ve pişik gelişimi daha kolaydır.
Pişik oluşumu nasıl engellenir?
Pişik oluşumunu önlemek bölgenin idrar ve dışkıya mümkün olduğu kadar az maruz kalması gerekir.Özellikle ishal dönemlerinde sık dışkı çıkması pişik oluşumunu kolaylaştırır.Aynı şekilde idrar yolu enfeksiyonlarında da sık idrar çıkışı ve idrarın değişen niteliği pişik oluşumunu arttırır.Bu durumda ön tarafta gelişen pişiklerde idrar yolu enfeksiyonu da akla gelmelidir.Bebeğin bezinin sık sık kontrol edilmesi ve kuru kalmasının sağlanması, pişiğin engellenmesi için en önemli faktördür.Cilt bakımına gereken önemin verilmesi veya tedaviye rağmen iyileşmeyen pişiklerin olası nedenleri, çocuk doktorunuz tarafından araştırılmalıdır.Oluşan pişiğin tedavisindeki ilk adım, bölgenin bol suyla yıkanıp mümkünse ılık-soğuk arası hava akımıyla kurutulmalıdır.Her dışkılamadan sonra bölgeye aynı işlem uygulanmalıdır.Bölge temizliği için uygulanan solüsyonların su bazlı olması ve yabancı madde içermemesi özellikle hassas ciltlerde pişik gelişimini önler.Gün içimde birkaç kez cildi bir süre açık bırakıp bölgenin havalandırılması iyileşmeyi hızlandırır.Yine günde birkaç kez çinko içeren kremler veya koruyucu kremlerin kullanılmaya devam edilmesi iyileşmeyi sağlar.Pişik bölgesinde mantar enfeksiyonu gelişmişse antimikotik (mantar için) kremler kullanılmalıdır.Mantar enfeksiyonunda tedavi 15 günden önce kesilmemelidir.Kaynak\Prof.Dr. Barbaros Ilıkkan

Etiketler :, , , , , , , , , , ,
Haziran 11th, 2008 yapan Filiz Arıcan

Annenin kan grubu Rh negatif, babanın kan grubu Rh pozitif olduğunda bebeğin kan grubunun pozitif olma ihtimali vardır.Bu durumda anne ve bebek, kan grupları farklı olacaklarından kan uyuşmazlığı riski taşır.Eğer herhangi bir şekilde (doğum, düşük, kürtaj gibi) anne kanına bebek kanı karışırsa, anne anne için farklı olan bu kan grubuna karşı vücudun savunma mekanizması harekete geçer ve antikor dediğimiz maddeler üretilir.Annede antikor oluşumu, ancak bebeğin kanı anne kanına sızdığında gerçekleşir.Birinci hamileliğinde Rh pozitif kana karşı duyarlı hale gelen anne, bundan sonraki hamileliklerinde bebek kanı Rh pozitif olursa bebeğe zarar verir.Anne adayında bulunan Rh pozitif kana karşı oluşan antikorlar göbek kordonundan bebeğe geçerek bebek kan hücrelerini tahrip eder.Bu durum bebeğin hayatını tehtid eden ciddi kansızlık ve kalp yetmezliği oluşturur.Bebekte aşırı şişme (ödem-Hidrops) gelişebilir.Korunma olarak ilk hamilelik muayenesinde anne kan grubu mutlaka tayin edilmeli ve Rh negatif olan hamilelerde antikor oluşup oluşmadığı test edilmelidir.Antikor testi hamileliğin 28′inci haftasında tekrarlanmalı ve eğer negatif ise anneye aşı yapılmalıdır.Her kan uyuşmazlığı olan hamileye, doğum (bebek kanı Rh pozitif ise) düşük veya kürtaj sonrası ilk 72 saat içinde kan uyuşmazlığı aşısı yapılır.Ayrıca hamilelik süresince amniosentez (bebeğin suyundan örnek alınarak genetik inceleme yapılması) ve doğum öncesi kanama gibi durumlarda da anneye aşı yapılması gerekir.
Kan uyuşmazlığı gelişen anne ve bebekte yapılacaklar:

Bebekte kansızlık, genel bir vücut ödemi, kalp yetmezliği ve bebek ölümü gibi ciddi probler doğurabilir.Bu durumun değerlendirilmesinde ve tedavisinde yapılacak olanlar şunlardır:Bebek eğer anne karnında kan uyuşmazlığından etkilenmiş ise etkilenme derecesine göre bebeğe anne karnında iken kan nakli veya acil doğum gibi girişim gerektiren tedaviler uzman doktor tarafından yapılır.Kaynak

Etiketler :, , , , ,
Mayıs 31st, 2008 yapan Filiz Arıcan

Yeni doğan bebeklerin baş bölgesindeki yumuşak dokulu bölgeye dokunmaya çekinir, korkarız.İşte bu yazıyı okuyunca özellikle yeni anne adaylarını rahatlatacağına eminim.
Bıngıldak Nedir?
Fontanel, latince’de fonticulus kelimesinden gelir, ”küçük çeşme” ya da ”pınar” anlamındadır.Türkçe karşılığı bıngıldaktır.Yeni doğan bebeğin başındaki yumuşak noktalara bıngıldak diyoruz.Bıngıldak, yanyana iki kafa kemiğinin arasında bağ dokusuyla kaplanmış pencerelere verilen addır.Bebeğin başı büyüdükçe baş kemikleri de büyüyerek birbirine yakınlaşır ve boşluklar bir süre sonra dolar.Bebeğin kafasının büyümesi, beyin büyümesiyle tetiklenir.Beyin ilk 2 yılda çok hızlı büyür.İki alın kemiği arasındaki oluk dışında(2 yaşta kapanır) diğer oluklar 10 yaş sonrasında kapanmaya başlar.Yeni doğanın 6 tane bıngıldağı vardır, ancak sıklıkla ön ve arka bıngıldaklar rahat hissedilebilir.ön bıngıldak, genişliği 0.6-3.6 cm arasında değişebilir.Ortalama 2 cm çapındadır.İlk 1-2 ay genişleyebilir ve ortalama 13 ayda kapanır.Kapanma zamanı bebekten bebeğe değişkenlik gösterir.İlk 3 ayda bebeklerin yüzde 1′inde kapanabilir, 12 ayda ise yüzde 40′ında kapanma gerçekleşmiştir.Genellikle her çocugun bıngıldağı 2 yaşına gelene kadar kapanmış olur.Doğumda arka bıngıldak 0.5 cm çapındadır ve 2 aya kadar kapanır.
Bıngıldakta Değişiklikler Neyin Habercisidir?
Yenidoğan bebeğin bıngıldağı bebek sakinken ve dik tutulurken değerlendirilmelidir.Özellikle ağlarken bir atım görülmesi normaldir.
Bıngıldağın Geniş Olduğu Ya da Kapanmasının Geciktiği Durumlar
Kapanmanın gecikmesi bazen altta yatan hastalıklarla ilgilidir.Bunlar arasında, kıkırdal gelişimine ilişkin sorunların olduğu akondroplazi hastalığı, doğuştan tiroid hormonu eksikliği (konjenital hipotirodi), down sendromu, raşitizm, kafa içi basıncında artış en sık görülenlerdir.Akondroplazi, cüceliğe neden olur.Bebeğin başı doğumda büyüktür, burun kemiği basıktır, alnı çıkıktır ve bıngıldağı geniştir.Doğuştan tiroid hormonu eksikliği, doğumda yapılan TSH testinin normalden yüksek olmasıyla belirti verebilir, ancak ön ve arka bıngıldağın genişliği hastalığın erken döneminde habercidir.Ön ve arka bıngıldağın yanı sıra ortada açık bir fontanel daha olması down sendromunda görülebilir.Bu bebeklerde elde tek avuç içi çizgisi, düz alın, düz yüz ve yuvarlak kulaklar göze çarpar.Kesin tanı, kromozom analiziyle konulabilir.D vitamini eksikliğinden kaynaklanan raşitizm, gelişmekte olan ülkelerde daha sıktır.D vitamini almadan sadece anne sütü almak, koyu deri rengi ve güneş ışığına hiç çıkmamak raşitizme neden olabilir.
Bıngıldağın Küçük Olduğu Ya da Erken Kapandığı Durumlar
Bıngıldak bazen bebek daha 3 aylıkken kapanmaya başlayabilir, ancak çevresini dikkatli takip etmeli ve altta başka bir sorun yatıp yatmadığını araştırarak emin olunmalıdır.Bazen bıngıldak açık olduğu halde muayenede anlaşılması zor olabilir.Kraniosinoztoz, kemik arasındaki oluklardan bir ya da birden fazlasının zamanından önce kapanmasından kaynaklanır.Bu olay sonucunda baş şekli bozulur.Çeşitli genetik sendromlarda ve metabolik hastalıklarda görülebilir.10 bin canlı doğumda 4′ünde görülür.Baş çevresi küçük kalır, kafa içi basıncı artar, şaşılık, işitme kaybı gibi ek belirtiler gelişebilir.Önce düz röntgen filmiyle durum değerlendirilir, sonrasında tomografiyle altta yatan beyin anomalisi olup olmadığı incelenir.
Bıngıldağın Dolgun Olduğu Durumlar
Dolgun bıngıldak; menenjit, ensefalit, beyinde su toplanması (hidrosefali), oksijensiz kalma, travma ve beyin kanaması gibi durumlarda beyin içi basıncının artmasıyla ilişkilidir.Menenjitte ayrıca, genel durum bozukluğu, kusma, beslenememe, ateş gibi bulgular da vardır.Böyle bir enfeksiyondan şüphelenildiğinde doktorlar beyin-omurilik sıvısında mikrop varlığını araştırmak için belden su alır ve incelemek isterler.Hidrosefali, beyin omurilik sıvısının yapında ya da emiliminde , bozuklutan ötürü miktaarın giderekartmasıdır.1000 doğumdan 3′ünde görülebilir.Baş çevresinde anormal artış, baştaki oluklarda genişleme, baştaki damarlarda belirginleşme fark edilir.Ultrason, tomografi veya MR artan sıvıyı ve genişleyen odacıkları gösterir.Bıngıldağın iyice çökmüş olması, aşırı sıvı kaybı olması durumunda görülür.Aşırı kusma ve ishalle seyreden hastalıklarda vücuttaki sıvı miktarının azalmasının bir göstergesi de bıngıldağın çökmesidir.Kaynak

Etiketler :, , , , , , , , , , , , ,
Mayıs 9th, 2008 yapan Filiz Arıcan


Haberi okuyunca hemen aklıma oğlum geldi.Aç ağzını, uçak geliyor.Bu lafı ne çok kullanırız.Sizin için de çocuğunuza yemek yedirmek bir eziyete dönüşüyorsa bu kaşık belki de işimizi kolaylaştırabilir kimbilir…Hem baksanıza uçak hangara giriyor gibi laflar da bu kaşıkla daha da inandırıcı gibi:)Kaynak

Etiketler :, , , , ,
Mayıs 6th, 2008 yapan Filiz Arıcan

Her yeni annenin bilmesi gereken önemli konulardan biri de, doğru ve sağlıklı emzirme…RealAge olarak sizin için hazırladığımız önerileri okuyarak, sağlıklı bir başlangıç yapabilirsiniz. Bebek emzirmenin yararlarını zaten bilinmektedir. Anne sütü, bebeğinizin, ihtiyacı olan besinleri dengeli olarak alabilmesini sağlar ve bağışıklık sistemini geliştirir. Bebek emzirmek, kilo vermenize de yardımcı olur. Sağlıklı ve düzgün bir şekilde bebek emzirmek, aslında zannettiğiniz kadar kolay değildir. Sabır ve pratik olmanın yanında, bu işten keyif almanız da hem sizin hem de bebeğiniz için çok yararlıdır.
Yardım istemek normaldir

Bebeğinizi emzirmeye başlamadan evvel yakınlarınızdan destek isteyin. Ayrıca hastanedeki doktor ve bebek hemşireniz de size bu konuda profesyonel şekilde yardımcı olabilir. Düzgün tekniği öğrenmeniz, ileride problem yaşamanızı engeller.
Düzenli olarak emzirin

Bebeğinizin doğumundan sonraki ilk birkaç hafta, onu her 2-3 saate bir emzirmeniz gerekir. 3. aydan sonra günde 6-8 defa emzirmeniz yeterli olabilir. Bebeğinizi sık emzirmeniz, daha fazla süt üretmenizi sağlar.(Sütünüzün artması için daha detaylı bilgi alabilirsiniz…) Eğer bebeğinizi emzirmekte gecikirseniz, daha sonra onu rahatlatmanız zorlaşabilir. Bebeğinizin ilk acıkma belirtilerine, dudak hareketlerine dikkat edin. Süt içmek için ağlamaya başlaması, ihtiyaç duyduğunda süt ememediğinin belirtisidir.
Pozisyonunuz kesinlikle rahat olsun

Bebeğinizi emzirmek için öne doğru eğilmeyin, bebeğinizi göğsünüze yaklaştırın. Kol ve sırt desteği olan koltuklarda oturun. Yastıkla da vücudunuzu destekleyebilirsiniz. Yan tarafınıza doğru uzanarak bebeğinizin yüzünün size dönük olmasını sağlayabilirsiniz.Yerleştikten sonra bebeğinizin alt dudağını memenize temas ettirin.Bebeğinizin ağzı tamamen açık olsun ve meme ucunu tam olarak emsin. Bebeğinizin dili memenizin altında olmalıdır. Bebeğinizin ağzının içine parmağınızı sokup onu memenizden ayırarak emzirmeyi bitirebilirsiniz. Emme miktarını bebeğinizin kendisi belirlesin Memeniz yumuşayana kadar hemşirenin size yardımcı olmasına izin verin. Daha sonra bebeğinizin gazını çıkarmaya çalışın ve diğer memenizle emzirmeye başlayın. Eğer bebeğiniz aç değilse bir sonraki emzirme işlemini diğer memenizle deneyin. Eğer bebeğiniz süt emmeyi bırakıp size doğru bakarsa veya odayı incelemeye başlarsa, onu zorlamayın bu güzel anın tadını çıkarın. İlk haftalarda bebeğiniz sadece tek memeden emiyorsa, fazla basıncı azaltmak için diğer memenizi sıkın ve süt akışının sürmesini sağlayın.
Emzik kullanımının önemi

Bebekler bir şeyi emdikleri zaman çok mutlu olurlar. Bebeğinize fazla emzik vermeniz, anne sütüyle emzirmenizi de etkileyebilir. Amerikan Pediyatristler Akademisi, 1 aylık olana kadar bebeklere emzik verilmemesini öneriyor.Daha detaylı bilgi için tıklayınız
Onunla yakından ilgilenin…

Bebeğinizin memenizi ağzıyla kavradığında memenizde hafif, yumuşak bir çekim hissedersiniz. Memelerinizi, emzirmeden evvel dolu ve sert, emzirdikten sonra yumuşak ve boş hissedebilirsiniz. Bebeğinizin, normal hızda kilo almasına, günde 6 ila 8 kez bezini ıslatmış olmasına ve emzirme aralarında rahat olmasına dikkat edin. Bebeğinizin dışkısının sarı, tanecikli ve yumuşak olması normaldir.
Meme başlarınızı korumanın önemi

Her emzirme sonunda meme ucunuzun kendi kendine kurumasını beklemeniz normaldir. Eğer acele etmeniz gerekirse meme ucunuz hemen kurulayabilirsiniz. Emzirme aralarında meme uçlarının kuru kalmasını sağlamak için sık sık sütyeninizi değiştirin.Banyo yaparken sabun, şampuan gibi temizleyici ürünlerin meme ucunuza gelmesini engelleyin. Eğer meme uçlarınız kuru veya çatlaksa, lanolin içeren merhemlerden kullanabilirsiniz. Zeytin yağı ya da sağdığınız kendi sütünüzle ovmanız da işe yarayabilir.
Sağlığınız için yararlı olanları seçin

Bebeğinizi emzirirken yaşam tarzınıza, hamile olduğunuz zamanki kadar dikkat etmeniz gerekir.
•Bol bol meyve, sebze ve tam tahıl alın
•Bol bol sıvı alın
•Mümkün olduğunca dinlenin
•Sadece doktorunuzun onayladığı ilaçları kullanın
•Sigara kullanmayın
Ayrıca kafein ve alkolden de uzak durun. Annenin fazla kafein tüketmesi anne sütüyle beslenen bebekleri rahatsız edebilir. Alkollü bir içecek alırsanız, bebeğinizi emzirmeden evvel iki saatlik bir sürenin geçmesini bekleyin.
Emzirmeyi öğrenmek için zaman ayırın

Bebek emzirmeye alışmanız zaman alabilir. Bebekle arasındaki iletişiminiz geliştikçe bebek emzirmek daha doğal bir hal alır. Eğer zorluk çekerseniz, özellikle de emzirmek sizin için acı verici bir hale gelirse, yardım isteyin . Meme uçlarınız ilk birkaç haftada hassaslaşabilir ancak meme emzirmek acı verici olmamalıdır. Bebeğinin dilinden kaynaklanan bazı problemler ortaya çıkabilir, sorununuzun kaynağı başka bir neden de olabilir. Doktorunuzdan ya da bebek hemşiresinden yardım isteyebilirsiniz. Bebek emzirmede başarılı olabilmeniz için doğru başlangıç çok önemlidir.Kaynak

Etiketler :, , , ,
Nisan 10th, 2008 yapan Filiz Arıcan


Oğlumu dünyaya getirdikten sonra ben hiç kundaklamadım.Çünkü sakıncalarını biliyordum.Ayrıca periyodik olarak doktor kontrolündeydik.Bununla birlikte hiç bir şüphe olmamasına rağmen bu periyodik süreçte kalça çıkığı ultrasonografisi çektirtiğimi hatırlıyorum.Ve yeni anne olacak adayların kimsenin etkisi altında kalmadan (eskiler hala kundaklamaktan yana) bebeklerini  kundaklamamalarını  nacizhane tavsiye ediyorum.

Bebeklerin kundağa sarılmasının ortopedik açıdan zararlı olduğu ve kalça çıkığı vakalarında doğal iyileşmeyi engellediği bildirildi.İzmir Kent Hastanesinde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yücel Tümer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bebeği kundağa sarmanın, özellikle Türkiye’de sıkça görülen kalça çıkığı rahatsızlığının tedavisi açısından sakıncalı olduğunu belirtti.Prof. Dr. Tümer, şu bilgileri verdi:” Kundak, ortopedik açıdan kesinlikle zararlıdır. Bebekler doğduklarında kalçalarını ve dizlerini bükerek ve kalçalarını yana açarak sırt üstü yatarlar. Bu pozisyon yeni doğan bir bebeğin doğal pozisyonudur. Bu pozisyonda kalça ve diz çevresindeki kaslar gevşektir. Bu doğal pozisyon, bizim kalça çıkıklarını tedavi ettiğimiz pozisyonun aynıdır. Bu sayede çocuklar iyileşmektedir. Geleneksel kundağa sarma yöntemiyle bebeğin doğal iyileşme pozisyonun bozulması, kalça çıkıklarının doğal iyileşmesini engeller.”Prof. Dr. Tümer, kalça çıkığı vakalarında erken tanının çok önemli olduğunu da belirterek, ” Çıkık ilk aylarda tanınırsa tedavisi kolay ve masrafı azdır. Basit bandajlarla birkaç ay içinde hasta iyileştirilebilir. Kalça çıkığı ne kadar geç fark edilirse tedavisi de o derece güçleşir” dedi.Kaynak

Etiketler :, , , , , , ,